Konferans

Kıbrıs İlim Üniversi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen Adalet Bakanlığı Alternatif Çözümler Daire Başkanı Hakim Sn. Orhan CUNİ, Alternatif Çözümler Dairesi Tetkik Hakimi Sn. Merve ÖZCAN, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi üyesi Hakim Sn. Salim KÜÇÜK’ün davetli konuşmacı olarak katıldığı ’’Uzlaştırma Kurumunda Son Gelişmeler, Sorunlar Ve Çözüm Önerileri’’ konulu bir konferans icra edildi.

GÖKSEL: ‘’Uzlaştırmacılık Müessesesi Önemli Bir Temel Üzerine İnşa Edilmiştir’’

Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren KİÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Bülend GÖKSEL; bugün burada icra edilecek konunun özellikle hukuk camiasında, hukuk okuyan gençler ve biz sıradan insanlar için çok önemli bir konu olduğunu belirtti. Mahkemelerimizin sırtında korkunç bir iş yükünün olduğunu, hakimlerimizin yüzlerce, binlerce davaya birden bakmak zorunda olduğunu ve bu zorunluluk nedeni ile davaların yıllarca uzadığını vurguladı. Bu hususta uzlaştırmacılık müessesesinin ne denli önemli bir temel üzerine inşa edildiğine dikkat çekti.

Göksel: ‘’Uzlaştırmacılık müessesesi, mahkemelerin üzerinden yükü alarak, mahkemelerde çok uzun süreler içerisinde çözüm bulabilecek konuları uzman bir uzlaştırmacının başkanlığında, tarafları bir araya getirerek kısa sürede çözmek ve sonuçlandırmak için kurulmuş bir müessesedir.’’ diyerek sözü Alternatif Çözümler Daire Başkanı Hakim Orhan CUNİ’ye bıraktı.

CUNİ: ‘’Uzlaştırma Onarıcı Bir Adalet Yöntemidir’’

Alternatif Çözümler Daire Başkanı Hakim Orhan CUNİ, ‘’Bizleri sizlerle buluşturan Sn. Rektörüm ve Sn. Dekanıma teşekkür ediyorum.’’ diyerek Daire başkanlığının 2016 yılında kurulduğuna ve Dairenin kurucu başkanı olarak görev yaptığına değindi. Yaklaşık iki buçuk yıldır ülkemizde uzlaştırma kurumunun gelişmesi ve yaygınlaştırılması için çaba gösterdiğini vurguladı. Uzlaştırmanın bir onarıcı adalet yöntemi olduğunu belirtti. Uzlaştırma kurumunda yapılan en köklü değişikliğin 2016 yılında yapıldığını aktaran Cuni, bu sayede uzlaştırma kurumunun kurumsal bir yapıya büründüğünü belirtti. Mevzuat anlamında da uzlaştırma kapsamına giren suçların sayısında artış gözlendiğini belirten Cuni uzlaştırma sürecinin detaylarına değindi.

CUNİ: ‘’Daire Başkanlığı olarak Uzlaştırma kapsamındaki suçların neler olduğuna değinecek olursak; her suçlunun uzlaştırma yoluna gidemediğini, Türk Ceza Kanununda ve Özel Kanunlardaki soruşturulması ve konuşturulması şikayete tabi olan suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilmekte olduğuna değindi. ‘’Ceza kanununun 253. Maddesinde belirtilen, kasten basit yaralama, tehdit, hakaret, mala zarar verme, dolandırıcılık ve hırsızlık gibi suçlarda da uzlaştırma yoluna gidilebilmektedir.’’  Kamuya karşı işlenen suçlarda uzlaştırmaya gidilemediğini hatırlatan Cuni, 105. Maddede olduğu gibi şikayete tabi olan suçlarda da uzlaştırmaya gidilemediğini aktardı. Ayrıca; uzlaştırmanın taraflara sunduğu faydalarına değindi. Uzlaştırma sürecinin tarafların kabulü ile başladığına, taraflardan biri bu süreci istemezse sürecin işlemeyeceğine ve tarafların özgür iradeleri ile devam edebileceğini belirtti.

2018 yılında uzlaşan kişi sayısının 612 bin kişi olduğuna ve bu sürece baktığımızda 2016 yılı öncesinde sürece bakıldığı zaman uzlaştırma sayısının 12 -14 arasında gidip gelindiğine dikkat çekti. Geçen yıl 494 bin suçta uzlaşma sağlandığına ve en çok uzlaşmanın; basit yaralama suçunda 130 bin suçluda uzlaşma sağlanarak, hakaret suçlarında 115 bin suçluda uzlaşma sağlanarak, tehdit suçu, mala zarar verme ve taksirle yaralama suçunda uzlaşma sağlanarak gerçekleştirildiğini vurguladı.

Uzlaştırmanın sadece ceza uyuşmazlığını çözen bir sistem olmadığını gösteren birçok örneği katılımcılar ile paylaşan Cuni: ‘’Baba ile oğulu, kayınvalide ile gelini, öğretmen ile öğrenciyi, komşuları, trafikte tartışan, hakarete maruz kalan şahısları ve halktan birçok kişiyi uzlaştırmaktayız.’’ diyerek sözlerine son verdi.

Özcan: ‘’Uzlaştırma Süreci; Uzlaşma Teklifi, Teklifin Kabul Edilme Durumuna Göre Müzakeresi Ve Müzakere Sonucunda da Raporlama Aşamasından Oluşmaktadır’’

Alternatif Çözümler Daire Başkan Tetkik Hakimi Merve ÖZCAN konuşmasına  başlarken, uzlaştırmanın nasıl bir müessese olduğu ve faydaları konusunda sürecin nasıl işlendiği konularına yer verdi. Uzlaştırma kurumunun esasen soruşturma evresinde başvurulan bir müessese olduğunu belirten Özcan, soruşturma evresinde iki ana birimin yer aldığını aktardı. Bunlardan bir tanesinin soruşturma bürosu, diğerinin ise uzlaştırma bürosu olduğunu belirten Özcan; Uzlaştırma bürosuna yalnızca uzlaştırma hükümlerinin kullanacağı dosyaların gitmekte olduğuna ve bu dosyaların uzlaştırmacılık müessesesine gelene kadar geçen sürecin detaylarına değindi. Uzlaştırma sürecinin, uzlaştırma görevlendirilmesi ile başlayan bir süreç olduğunu vurguladı. Uzlaştırmacı görevlendirilmesinin, uzlaştırmacının başarısına göre yapıldığını ve Cumhuriyet Başsavcısı tarafından otomatik olarak görevlendirildiğini belirtti. Uzlaştırmacı Cumhuriyet Başsavcısı tarafından görevlendirildikten sonra üç aşamalı bir sürecin başladığına değinen Özcan, bu sürecin; uzlaşma teklifi, teklifin kabul edilme durumuna göre müzakeresi ve müzakere sonucunda da raporlama aşamasından oluştuğunu belirtti. Özcan, KİÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerine yönelik; uzlaştırmacı da olsanız, avukatta olsanız, hakim ya da savcı da olsanız konferansta belirtilen konuların mutlaka karşınıza çıkacak konular olduğunu ve Hukuk Fakültesinde de zorunlu ders olarak okutulduğundan dolayı konuşmasının konferansta bulunan öğrencilerin derslerine az da olsa katkı sağladığını ümit ederek sözlerine son verdi.

KÜÇÜK: ‘’Hakimlerin Tarafsızlığını Bir Terazi Gibi Düşünebiliriz’’

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi üyesi Hakim Sn. Salim KÜÇÜK, konuşmasına başlarken; Hukuk Fakültesi öğrencilerine yönelik ‘’Hakimlik nedir?’’ diyerek hakimliğin detaylarını açıkladı. ‘’Siz doğruyu yanlıştan, haklıyı haksızdan, borçluyu alacaklıdan ayırmak durumunda kalan yegane kamu görevlileri olacaksınız. Dolayısıyla sizin göreve başlamanız, görevden alınmanız, soruşturulmanız, incelenmeniz bazı kurallara tabii kılınmıştır. Bunlara biz hakimlik teminatı diyoruz. Hakimlerin tarafsızlığını bir terazi gibi düşünebiliriz.’’ Ekonomik kriz anlarında hukuku ne kadar ayakta tutabiliriz sorusunu yönelterek konunun önemliliğine dikkat çekti. Hukuk, düşüncelerin modifikasyonudur. ‘’Hukuk kurallarını yorumlarken yapılması gereken; bu kural neden getirilmiştir?, Bu kuralın felsefi alt yapısı nedir?, Nasıl bir çözüm yolu açabiliriz? sorulara cevap verebiliyor isek iyi bir hakim olabiliriz.’’ diyen Küçük; Hakimliğin, adaleti kendi hukuk kuralları çerçevesinde yerine getirmeye çalıştığını ve cezaların bireyselleştirilmesi ve hukuk kurallarının kişilere özgü hale getirilmesi bakımından hukuk uyuşmazlıklarında ara bulucuk göstermesinin gerekli bir husus olduğunu vurgulayarak sözlerine son verdi.

Konferans, KİÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Bülend GÖKSEL ve Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahman AYHAN’ın katılımcılara plaket takdimi ile son buldu.