Mütevelli Heyet Başkanımız Sn. Selman ARSLANBAŞ 18 Madde’de yeni Nesil Öğrenci profilini ve üniversitelerin bu öğrencileri tanıma süreçlerini anlattı ;

1 ) Bu yıl üniversite tercihi yapacak öğrenciler diğer yıllara göre daha farklı bir kuşağı temsil ediyorlar. Bu kuşak kendisi ile ilgili bütün araştırmaları ters yüz etmiş durumda.

2) Üniversiteler, şirketler, kurum ve kuruluşlar ve hatta sivil toplum örgütleri bu kuşağın özelliklerine göre kendilerini yeniden şekillendiriyor. Z kuşağı dediğimiz 2000 yılı sonrası doğanlar, kendisinden önceki Y kuşağına göre oldukça farklılaşıyor.

3) Z kuşağı markalara ve çalıştıkları organizasyonlara karşı aidiyet duygusu taşımıyor.Eskiden iş dünyasında başarı merdivenlerini hızla çıkmak için gerekli olan azim ve sabır gibi kavramlar da bu kuşakla birlikte tarih oldu.Şiir ve edebiyatın da son temsilcisi Y kuşağıydı.

4) Çabuk sıkıldıkları için kolay vazgeçiyorlar. Diğer yandan, inovasyon,dijital süreçler,fayda-değer bilinci,birlikte hareket etme,akran temelli karar verme ve farklı sosyolojik gruplarla ilişkiler konusunda da oldukça yetenekliler.Her şeyi biliyorlar. Youtube’da yaşıyorlar.

5) Akademisyenlere Z Kuşağı eğitimi verilmeli. Bugünün öğrencileri pasif öğrenen olmayı reddediyor. Daha önce alışık olduğumuz derse katılmak, ders boyunca oturup dinlemek veya daha sonra sınav için not toplamakla ilgilenmiyorlar.

6) Bunun yerine, tamamen dersin içeriğiyle meşgul olmayı ve öğrenme sürecinin bir parçası olmayı umuyorlar. Dersi yaşayarak,içselleştirerek,eğlenerek öğrenmek istiyorlar. Youtuber gibi akademisyenler hayal ediyorlar.

7) Skype, Microsoft One Note, Google Classroom gibi dijital öğrenme araçlarının eğitimlerine derinlemesine entegre edilmesini bekliyor. Onlar için, teknoloji her zaman hayatlarının her bölümüne tamamen entegre bir deneyim oluşturmalıdır.

8) Eğitimin de teknolojiden farklı olması gerektiğini düşünmüyorlar. Normal hayatlarında kullandıkları dijital araçlarla akademik deneyimlerini sorunsuz bir şekilde kişisel deneyimleriyle ilişkilendirebilmeleri gerektiğine inanıyorlar.

9) Buna ek olarak,dijital araçlar ile öğrenme sürecine istedikleri anda erişim sağlamayı ve bu erişim için bürokrasinin ve engellerin daha az olmasını bekiyorlar. Onlar için öğrenme sadece sınıfla sınırlı değil; herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde gerçekleşebilecek bir şey.

10) Yeni bilgiye sınırsız erişim kendine daha çok güvenen ve kariyer odaklı bir nesil yarattı. ABD’de Z kuşağının % 13’ünün kendi işleri var. Çoğu kolejde sınıf ortamlarını kendileri tasarlıyor,okul müfredatındaki değişiklikleri yönlendirmek için bu girişimci ruhu kullanıyor.

11) Bu değişikliğin bir kısmı, önceki nesillerden daha fazla bilgiye daha fazla erişime sahip olmalarından kaynaklanıyor.Daha yüksek seviyeye geldiklerinde,güncel olaylar, popüler müzik kültürü ve global trendler konusunda bilgililer. İngiltere’deki seçimleri bile takip ediyorlar.

12) Yenilikçilik, bu kuşağın en belirgin özelliği. Yükseköğretimde blok derslerle örülü teorik eğitimden hoşlanmıyorlar.Bu dönemde üniversitelerin reel-sektörle iş birliği, teknokent çalışmaları ile yenilikçiliği ve girişimciliği destekleyecek eğitim modellerine ihtiyacı var.

13) Tez,ödev,proje, sunum gibi akademik öğelerin yerini yaşayarak öğrenecekleri, reel problemleri çözecekleri bir modele dönüştürüyorlar. Akademisyenler tez veya proje ödevi yerine gerçek şirketlerin, gerçek problemlerini çözme ödevleri vererek bu nesli motive etmek zorunda.

14) Kütüphanelerin büyüklüğü, akademisyenlerin çokluğu ve fiziki mekanların genişliği ile övünen üniversitelerin hayal kırıklığı yaşayacaklar.Yeni neslin beklentileri fikirlerin ürüne dönüştüğü kuluçla merkezleri, inovasyon atölyeleri, teknokentler, AR-VR laboratuvarları.

15) Blok dersler tarih oluyor. Her şeyi, yemek yapmayı, matematik formüllerini, uzayı, hayvanları, evreni 3-10 dakika aralığındaki Youtube videoları öğrenmeye alışmış bir kuşağı 90 dakika kapalı bir ortamda tutmak çok zor olacak.

16) Her akademisyen biraz Youtuber özelliği taşımak zorunda kalacak.Kitap destekli eğitim belki de sonlarda gelecek.Onlar tam bir içerik canavarı olmuş durumdalar. Akademisyenler, iki saatlik bir dersi, iyi bir içerik ve montajla hazırlanmış videolar hazırlamak durumunda kalacak.

17) Dekan, Bölüm Başkanı, danışman gibi hiyerarşik yapıların çok işlevsel olmayacağı bir döneme giriyoruz.En ulaşılmaz olduğu düşünülen kişilere bile sosyal medyada ulaşabilen bu nesil için bürokrasi inanılmaz sıkıcı geliyor. O nedenle, bürokrasi onlar için adeta bir cehennem.

18) Umarım üniversiteler kendilerini bu yeni neslin beklentilerine göre şekillendirmişlerdir. Bu nedenle üniversite tercihi yapacak adaylar için genç, yenilikçi, butik yeni nesil üniversiteler daha çok tercih edilecektir.